Hipertansiyonda kullanılan bitkiler

Hipertansiyon, sistemik arteriyel kan basıncının devamlı yükselmesi ile kendini gösteren bir kalp-damar hastalığıdır. -Sistolik tansiyon (büyük tansiyon);

Hipertansiyon, sistemik arteriyel kan basıncının devamlı yükselmesi ile kendini gösteren bir kalp-damar hastalığıdır.

-Sistolik tansiyon (büyük tansiyon); kanın kalpten kasılma sırasında vücuda gönderilirken ölçülen kan basıncının değeridir.

-Diyastolik tansiyon (küçük tansiyon); kanın kalpten atımı sırasında kalbin işini bitirip gevşediği anda ölçülen kan basıncını ifade eder.

Hipertansiyon;
Primer (esansiyel) hipertansiyon: Nedeni belli değil, olguların %95’ini oluşturur.

Sekonder hipertansiyon: Temel nedenler böbrek parenkim hastalıkları, renovasküler ve endokrin hastalıklardır (%5 olgu) .

HİPERTANSİYONA NEDEN OLAN FAKTÖRLER

Kalıtım: Ailesinde yüksek tansiyon hastası bulunan kimselerde hipertansiyon gelişme riski yüksektir.

Yaş: Yüksek tansiyon genellikle 35 ile 50 yaşları arasında ortaya çıkar. Ancak bu hastalık daha genç yaşlarda da gelişebilir.

Cinsiyet: Yüksek tansiyon 50 yaşından küçük erkeklerde, kadınlara göre daha sık görülür. 50 yaş üstünde ise kadınlarda erkeklere göre sıklığı artar.

Şeker hastalığı: Şeker hastalarında yüksek tansiyonun ortaya çıkma riski, şeker hastası olmayanlara göre daha fazladır.
Şişmanlık
Sigara
Tuz
Stres
Hareketsizlik
Fazla alkol
belirtileri;
Yüksek tansiyon hastalığının belirtileri, sabahları ense bölgesinde hissedilen ağrı, nefes darlığı, çarpıntı, baş dönmesi, baş ağrısı, sık idrara çıkma olabilir. Daha da önemlisi; tansiyon yüksek, hatta çok yüksek olduğu halde bazı hastalarda hiç bir şikayet olmayabilir.

riskleri;
Hipertansiyonun hedef organları: Damarlar (özellikle kalp damarları), böbrekler, kalp, göz ve beyin. Damarlarda ateroskleroza (damar sertliği) neden olup darlık ve tıkanıklıkların gelişmesine neden olurken, böbreklerde ileride böbrek yetmezliğine kadar giden hasara, kalpde kas kalınlaşmalarına ve kalp yetmezliğine, gözlerde körlüğe kadar giden hipertansif retinopatiye, beyinde ise kanama ve bunun sonucunda inmeye (felç) neden olabilir.

TEDAVİSİ;
YILANKÖKÜ
KULLANILIŞI:
Rezerpin ve diğer alkaloidler kan basıncını düşürücü etki gösterir. Ajmalin antiartimik etkilidir. Drog ayrıca sedasyon sağlar. Bu nedenle hipertansiyon, uykusuzluk ve anksiyetede kullanılır.
Yarım kahve kaşığı ince kıyılmış ve kurutulmuş Yılan kökü (yaklaşık 600 mg) demliğe konur ve üzerine 300- 400 ml kaynar su ilave ettikten sonra 5–10 dak demlemeye bırakılır ve sonra süzülerek içilir.

SARIMSAK;
Antimikrobiyal, lipid düşürücü, vazodilatör, antioksidan, fibrinolitik, antikoagülan, aterosklerozu önleyici, immün sistemi güçlendirici etkileri vardır.
Günde 1-2 diş taze sarımsak alınır. Fazla tüketilmesi mideyi tahriş eder.

ÖKSEOTU
KULLANILIŞI:
İçerdiği lektinler immünstimülan ve antihipertansif etki gösterir. Enjeksiyon ile dokuya verildiğinde viskotoksinler nekrotize edici etki gösterirler, tümoral rahatsızlıklar (kanser), dejeneratif iltihabi eklem rahatsızlıklarında iyi gelirler.
Romatizma, hipertansiyon, kanser ve aterosklerozisde yardımcı tedavi olarak kullanılır.
Çay: Bir bardak oğuk suya 2.5 g drog eklenir 12 saat oda sıcaklığında bekletildikten sonra içilir (günde 1-2 bardak)
Tentürü de kullanılabilir (1:10) 20 damla günde 3 kere

İçeriği paylaşın :

Benzer Başlıklar

Siz De Paylaşın